Nohur

Köpet-dağ dağlari’nda yüksekte gizlenmiş olan Nohur, Türkmenistan’daki Başka hiçbir yere benzemeyen uzak bir köydür. 1.000 metrenin üzerindeki rakimiyla kanyonlara, zirvelere ve topraklara geniş manzaralar sunar. Dağlardan büyüyormuş gibi görünen alçak, inşa edilmiş evleri buradaki zorlu iklimi yansitir, ancak köy, kendine özgü kimliğini ve yaşam biçimini yüzyillardir korumuştur.

Nohur, efsanelerle doludur. Bir hikaye, Nuh’un gemisi’nin yakindaki bir dağa oturduğunu ve hayatin buradan tüm topraklara yayildiğini iddia eder. Başka bir hikaye ise köylülerin büyük İskender’in askerlerinin torunlari olduğunu söyler; bu, açik renk gözleri, açik tenleri ve hatta kizil saçlari araciliğiyla görülen bir iddiadir. Bu hikayeler, gerçeğe dayansin ya da dayanmasin, Nohur’un Türkmenistan tarihindeki eşsiz yerini şekillendirmiştir.

Nohur’un mimarisi de efsaneleri kadar ayirt edicidir. Evler, genellikle iki veya üç katli, vadilere bakan ahşap verandalari olan yuvarlak nehir taşlarindan inşa edilmiştir. Aralarindaki dar sokaklar, çoğu zaman dağ kaynaklarindan akan su sesiyle süslenmiştir. Burasi, zamanin yavaş ilerlediği ve geleneğin her ayrintinin bir parçasi olduğu bir köydür.

Nohur’daki belki de en çarpici yer, antik mezarliğidir; burada her mezar sadece taşlarla değil, ayni zamanda dağ keçilerinin boynuzlariyla da işaretlenmiştir. Bu boynuzlarin ölülerin ruhunu koruduğuna ve gücü simgelerdiğine inanilir. Aralarinda yürümek, tarihin, inancin ve doğanin birbirine bağlandiği bir yere adim atmak gibi hissettirir.

Köyün ötesinde, manzara harikalarla doludur: 53 metrelik bir şelale, gizemli Gyzyl-gusgur yariği ve kutsal Gizil-bibi yariği ve birkaç kişinin içinde oturabileceği kadar büyük, içi boş devasa bir çinar ağaci olan kutsal Gizil-bibi ağaci bulunmaktadir. Bu doğal ve kültürel hazineler, Nohur’u Türkmenistan’in Nadir ve güzel bir köşesi yapmaktadir.

Iddiaya göre 2.000 yıllık dev, içi boş çınar ağacı

Nokhur’daki doğal harikalardan biri, birkaç küçük dağ deresinden beslenen ve 53 metre yükseklikten aşağiya dökülen Hur-huri şelalesi’dir.