Gonur Depe, Türkmenistan’daki en önemli arkeolojik alanlardan biridir. Mary’nin 60 kilometre kadar kuzeyinde yer alan burası, Tunç çağı boyunca (MÖ yaklaşık 2400-1600) Baktriya-Margiyana arkeoloji kompleksi’nin (BMAC) kalbiydi. Bu şehir devleti, siyasi, dini ve kültürel bir merkez olarak, günümüzde Karakum çölü olan yerde gelişen Margiyana uygarlığının merkeziydi.
Site, ilk olarak 1970’lerin başında keşfedildi ve özellikle 1974’te yunan asıllı rus arkeolog Viktor Sarianidi’nin başlamasıyla kazıları yapıldı. Sarianidi’nin çalışmaları, Gonur Depe’nin saraylar, tapınak merkezleri, su rezervuarları ve geniş bir nekropol ile tamamlanmış planlı bir şehir olduğunu ortaya çıkardı. Burayı, Mezopotamya ve İndus vadisi gibi merkezlerle rekabet edebilecek bir bronz çağı devletinin “Başkenti” olarak tanımladı.
Gonur depe’nin en etkileyici alanlarından biri, yaklaşık 150×140 metre ölçülerindeki bir kraliyet sarayına ev sahipliği yapar. Saray, müstahkem duvarlar ve tören alanlarıyla çevrilidir. Arkeologlar ayrıca, 3.000’den fazla mezar içeren kraliyet nekropolü’nü de keşfettiler. Bu mezarların bazılarının elitlere ait olduğu ve altın eserler, yarı değerli taşlar, fildişi objeler ve mozaik parçalarıyla dolu hazineler eşliğinde bulunduğu düşünülmektedir. Bu eserler, türkmen müzelerinde korunmakta olup, sitenin sanatkarlığını ve zenginliğini yansıtmaktadır.
Bir diğer önemli alan olan gonur south (güney gonur), eş merkezli savunma duvarlarına ve kutsal bir yapıya sahiptir. Bu kompleksin, törenler, muhtemelen erken dönem ateşle tapınma ve eski metinlerde bahsedilen kutsal Haoma içeceğinin hazırlanması için kullanıldığına inanılmaktadır. Dini mimarinin ve gelişmiş kentsel planlamanın bu birleşimi, Gonur Depe’yi Bronz çağı’nın manevi ve kültürel yaşamı için kilit bir merkez haline getirmektedir.





